"...Bir kez daha gürleyecek halklarımız. Sovyetler Sovyetler ufukta!"
SSCB/USSR/CCCP, yani Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği. Çarlık Rusya'nın Lenin önderliğinde Bolşeviklerce 1917 Ekim Devrimiyle yıkılmasının ardından kurulan ve 1991 yılına dek varlığını koruyan devlet/devletler bütünü/sınıfsız toplum/kocamaan ülke.
Yıl 1991. İlkokula erken kayıt olarak henüz başlamışım. Okul kitaplarının ilgimi çeken en güzel yanı kitabın en arkasında yer alan rengarenk boyalı Türkiye haritası. İl il boyamışlar, üzerine isimlerini yazmışlar. Sıklıkla ve büyük bir keyifle şehirleri tek tek inceliyorum. Komşulara bakınıyorum. (Henüz sıfır sorun) Kuzeydoğu'ya bakıyorum, beyaz renk ve SSCB yazısı!
Ara dipnot: O dönemde haritaya olan ilgim, sınıfta ilkokul öğretmenimizin en hızlı il bulma yarışı yaptığı ve benim sorulan ili geçtim, ilçeyi bile haritada hızla göstermeme sebep olmuştu. Bu anlamda yaşıtlarım arasında bir haksız rekabetin temsilcisiydim.
Konuya dönersek, haritayı süzüyorum. Kuzeydoğu'da SSCB yazıyor, beyaz zemin üzerinde, büyük harflerle, son derece havalı. 1991'de dağılan SSCB'nin ilkokul dönemi, yani çocukluk dönemimde üzerimde bıraktığı etkiler tam da burada başlıyor. Elbette ideolojik olarak birçok şeyin farkında değilim. Ama SSCB'ye sempatim o dönemlerde belli ediyor kendini.
91'i takip eden yıllarda okul kitaplarını yine süzüyorum, haritaya bakıyorum. Fakat o da ne? SSCB gitmiş, yerine Gürcistan gelmiş. Mutsuz oluyorum. Büyük harflerle yazılan o havalı 4 harfli SSCB'yi bulamıyorum. İyi de SSCB nereye gitti? Üzülüyorum, kendime dert ediyorum o yaşta. Birilerine sorup da açıklığa kavuşturmuyorum konuyu. İçine kapanıklığın dibini yaşıyorum çünkü o dönem. İnsanlarla ne konuşmak ne iletişim kurmak, beni yiyecekler sanıyorum. Bu yüzden SSCB'nin akıbetini uzun yıllar bilemiyorum. Her eğitim-öğretim yılında yenilenen kitapların arka yüzünde bir umut onu arıyorum. Ama artık gördüğüm Gürcistan'dan başkası değil. Yıllar yılları izliyor, SSCB geri dönmüyor.
Ben biraz daha büyüyorum. Gazetelerin kuponla ansiklopedi dağıttığı o çılgın dönemler. Çok sevdiğim bir ülkeler ansiklopedim oluyor bu dönemde. Elimden düşmüyor, büyük bir merak ve heyecanla ülkeleri tanımaya başlıyorum, sürekli okuyorum. En başta kıta olarak Amerika. Çeviriyorum sayfaları, Avrupa. Ardından karşıma Rusya çıkıyor. Okuyorum, nihayet anlıyorum olan biteni. SSCB bir ülkeler topluluğuymuş ama dağılmış.
Kavga mı etmişler, neden bu ayrılık?
Benim içinse hep kayıp ülke, Sesecebe.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder