
Orada biri vardı, yürüyüşü bile farklı olan. O sendin. Bize güzel şeylerden bahsettin. Seni çok sevdik. Ve dile kolay, ardından 11 yıl geçti.
Sesine hasret, gitarına hasret... Duruşuna, gülüşüne hasret... Sen nereye gittin de anıyoruz seni? 11 Kazım'sız yıl, öyle mi? Şairin dediği gibi, "Boğazlanan bir çocuğun kanı gibi aktı zaman." Akmaya da devam ediyor. Yeryüzünde kaç ölüm böylesi üzebilir bizi? Fakat sen de biliyorsun ki halen dünyada bir yerlerdesin. 44 yaşında güzel bir adamsın. Her gülüşte aklımızda, her isyanda sıkılı yumruğumuzdasın. Her güzel şarkıda sesini aradığımız ve nerede bir zamansız ölüme denk gelsek kahroluşumuzsun.
Anlatacak daha nice hikayelerin, söyleyecek şarkıların vardı. Ve bilmezdik bir gün o şarkıları senin için söyleyeceğimizi. Senden önce Karadeniz müziğini anlatamıyorduk bile. Soytarıların tekelindeki Karadeniz müziği piyasa uğruna hızla yozlaştırılıyordu. Sen çıktın ve Lazca'yı, Hemşince'yi, Gürcüce'yi; Kuzey'in o güzel ezgisini, kültürünü sevdirdin, "İşte Karadeniz müziği" dedin/dedirttin. Ve işte yine bir 25 Haziran yıl dönümünde, özlemin fazlasıyla sıkıştırmışken bizi, şarkılarını dinliyor ve çaresizce şu soruyu soruyoruz yeniden; İyiler hep mi önce gitmek zorunda? Bu nasıl bir iğrenç gelenek, nasıl adi bir komplodur!
25 Haziran 2005
Ölüm, adın kalleş olsun!
Ve Çernobil... Ve o aptal bürokratlar... Sizleri nasıl unuturuz? Hala sıkılı yumruğumuzda, sıkılı dişlerimizdedir size nefretimiz. Dalıp gitmelerimizdeki öfke nöbetlerimizde boğarız sizi. Kötüler yaşadı, iyiler öldü bir kez daha öyle mi? Nasıl kabullenelim?
En son Karadeniz Sahil Yolu için mücadele vermişti Kazım. Doğal plajların oluşumu için binlerce yıl gerekirken, Karadeniz'e bu nankörlüğü yapmayalım demişti. Mücadelen ışık oldu halklara. Bazı şeyler değişti. Bazı şeyler daha kötüye gitti yokluğunda. İyi mi oldu kötü mü bilmiyoruz ama duruşunla milyonlara örnek oldun, umut oldun. Şimdi yaşasaydı belki daha çok kahrolacaktı Karadeniz'deki HES istilası ya da Yeşil Yol projeleri veya doğaya karşı madencilik ayıpları karşısında... Daha çok kahrolmana göz yumabilir miydik?
Memleketimden çıkan en düzgün adam. Seni daha hangi güzel sözcükle anabilir, tanımlayabiliriz? Şarkılarla geçtin aramızdan. Aşk olsun sana ve seni bizden biraz biraz koparan her ne varsa. Toprağın yüzü söz konusu sen olunca soğuk çıkmadı. Unutulmadın, unutulmayacaksın da. Mücadelen yaşıyor, nefes alıyor. Kulağa gelen her tınında yeryüzüne biraz daha yaklaşıyorsun. Tam da aramızdasın Cumaşkimi,
Skani gza vorert.
Kazım Koyuncu.
#KazımKoyuncu
