20 Nisan 2020 Pazartesi

Covid-19'a boyun eğmedik mi?

Covid-19'a boyun eğmedik mi? 


Artık bilindiği ve tablolarda görüldüğü gibi tüm dünyayı etkileyen küresel koronavirüs salgınından en çok etkilenen ülkelerden biri ülkemiz oldu. Vaka sayımız 20 Nisan itibariyle yüz bine doğru gidiyor. Önümüzdeki sürece yönelik ortalama 100-200 bin arası covid-19 pozitifli tahminleri var. Oysa yönetenler tarafından kısa süre öncesine kadar "Bizde virüs yok!" denilerek göğüs kabartmalı açıklamalar dinliyorduk.


Açıklamaların aksine yaşadığımız hayal kırıklığı bir kenara, süreci her şeye rağmen iyi yöneten bir sağlık sistemimiz olduğu gün gibi ortada. Yiğidi öldür hakkını ver! Özellikle doktorlarımıza, tüm sağlık emekçilerine özverilerinden ötürü içten teşekkürler. Vaka sayısına göre kaybettiğimiz hasta sayısının azlığı hepimizi sevindirmeli. Bu başarı, sağlığa yapılan yatırımlarla eş değer görünüyor. Her şeye rağmen sağlıkta bir İtalya, Amerika, İspanya ya da Fransa olmamış görünüyoruz. Umarım olmayız da... Artık bu salgın belasını en hafif atlatmanın hesaplarının yapıldığı, hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağı, sistemlerin bile yeniden gözden geçirileceği dünyada, kaybettiğimiz hasta sayısını az tutmak oldukça öneme sahip. Bunu da başarıyor görünüyoruz. 


Umarım en kısa sürede tüm dünya genelinde bu salgının etkileri en aza iner; hatta insanlar için bir risk olmaktan çıkar. Ancak yaşadıklarımız, küresel dünyanın kendini güncellemesi gerekliliğini ortaya koymuş ve bir nevi kendi restorasyonu için fırsat yaratmıştır. İnsanlığa düşen salgından gereken derslerin çıkarılması ve yaşamdan, emekten yana adımlar atılmasıdır.



Yaşama, doğaya dair her şeyi çok özledik. Ne güzel günlermiş bisikletle deniz kenarında sürdüğümüz anlar... Ya da ne güzelmiş sokaklarda başıboş gezmelerimiz veya dağlara çıkmak, kırlarda dolaşmak... Karanlıkların ardı aydınlıklara gebedir. En kısa zamanda görüşmek dileğiyle. 






Corona virüsten korunmanın 14 kuralı!

1 - ellerinizi sık sık su ve sabun ile en az 20 saniye boyunca ovarak yıkayın.
2 - soğuk algınlığı belirtileri gösteren kişilerle aranıza en az 3-4 adım mesafe koyun.
3 - bulunduğunuz ortamları sık sık havalandırın.
4 - kıyafetlerinizi 60-90°c’de normal deterjanla yıkayın.
5 - ateş, öksürük, nefes darlığı gibi şikayetleriniz varsa, maske takarak bir sağlık kuruluşuna başvurun.
6 - ellerinizle gözlerinize, ağzınıza ve burnunuza dokunmayın.
7 - yurt dışından dönüşte ilk 14 günü evinizde geçirin.
8 - öksürme veya hapşırma sırasında ağız ve burunu tek kullanımlık mendille kapatın, mendil yoksa dirseğin iç kısmını kullanın.
9 - yurt dışı seyahatlerinizi iptal edin ya da erteleyin.
10 - kapı kolları, armatürler, lavabolar gibi sık kullandığınız yüzeyleri su ve deterjanla her gün temizleyin.
11 - tokalaşma, sarılma gibi yakın temaslardan kaçının.
12 - soğuk algınlığı belirtileriniz varsa yaşlılar ve kronik hastalarla temas etmeyin, maske takmadan dışarı çıkmayın.
13 - hiçbir kişisel eşyanızı (havlu gibi gündelik eşyaları) ortak kullanmayın.
14 - bol sıvı tüketin, dengeli beslenin, uyku düzeninize dikkat edin.

26 Ocak 2020 Pazar

Düşlerden taşan sevgi..



Bir sevda düşünün, düşlerden taşan... Ve daha taşabilecek her ne varsa, aklınıza ne geliyorsa onu düşünün. Göztepe sevgisi bugün Güzelyalı'dan taştı, İzmir'den çıktı.. Tüm Türkiye'ye yayıldı. 26 Ocak 2020, 95 yıllık rüyanın gerçekleştiği tarih olarak tarihe geçti.

Koca Kaptan Gürsel Aksel'in adını taşıyan stadımız, taraftarın olağanüstü ilgisiyle ilk kez kapılarını Göztepelilere açtı. 14 yıl önce bir Eylül günü isyan ateşini yakanlar, bugün 95 yıllık özlemi dindiren stadyuma bayram havasında yürüdüler. Geçmişte neler yaşandığının bilincinde ve o günlerden kalma güzel günler özlemiyle yürüdüler Susuz Dede'den stada kadar. Dillerde hep bir ağızdan Göz-Göz, omuz omuza şarkılarla geçtiler mahalleden.

Mithatpaşa Caddesindeki evinde 1967-68 sezonunda Ath. Madrid’i dağıtan golü atan Bombacı Halil'e balkonunda selam çakıp, "Herkes unutur Göz-Göz unutmaz" diyerek gururlandırdılar efsaneyi. Semt sakinleri elinde bayrağıyla penceresinde, balkonunda coşkulu kalabalığa alkışlarla, gururla tempo tuttu.

Bir semt kenetlendi bugün, bir oldu. Bayram yerine, stadına koştu. Çünkü isyan günlerinden özlemi birikmişti. Çok iç geçirmişti bir zamanlar "Yeter artık" diye. Slogan oldu dillere, "Gençliğimin katilisin Göztepe!". Bir semt kenetlendi bugün, mahalleye koştu.

Tüyleri diken diken çıktı stat merdivenlerinden. Tribündeki yerini aldı ve gururla baktı stadına. Dört tribün Göz-Göz çekmenin keyfini yaşadı bugün. İlk maçta galibiyetten de çok emindi. Rakibin kim olduğunu düşünmeden mutlak galibiyet istedi. Öyle oldu. Kazandı ilk maçında, evinde Göztepe. Oyuncularla bütünleşti bu kez taraftar. Hep birlikte söylendi İsyan Marşı. Maç bitti ancak taraftar terk etmedi stadını. Evinden ayrılmanın zorluğunu yaşadı. Gördü bugün bunu Göztepeliler yalan değil.

Bir semt kenetlendi bugün.. Adına ne derseniz deyin kifayetsiz. Öyle düşlere sığmaz, öyle kelimelerden bağımsız. Yaşadı bunu bugün Göztepeliler. İlk kez değil, ancak daha bir güçlü daha bir kendinden emin.